Çoğu insanın hayalidir farklı coğrafyalarda yaşamak. Mesela puslu bir Paris sabahına uyanmak.  Ya da güne Barcelona’da başlamak. Akşam ucağa atlayıp Sao Poulo’ya uçmak. Oradan Rio De Jenario otobüs ile seyahat etmek. Rengarenk  Buenos Aires sokaklarında dolaşmak.

Dünya’nın en sıcak olduğu ülkelerden en soğuk olduğu yerlere gitmek. Bir gün 40 derecede güneşlenirken, diğer gün -20 – 30 derecede şöminenin başında şarap içmek mesela. Çay da olur bakmayın şarap dediğime. Yerden 10 bin metre yuksekte uçmak. Bulutların içinde kendini kaybetmek ve sonra denizin kıyısında tek başına oturarak uzaklara dalmak. Kimsenin umrunda olmamak mesela. Ve kimseyi umursamamak. Yaşamak, sadece yaşamak.

Bir yer var.Hiç gidemeyeceğin çok uzakta bir yer. Bu sabah o hiç gidemeyeceğin yerde bir çocuk sabah kalkıp ailesine kahvaltı hazırladı. Anne babasını öperek uyandırdı o çocuk. Beraber alışverişe gittiler. Dondurma alıp sokakta yediler öylece ve akşam evlerine dönüp senin o hiç gidemeyeceğin yerde uykuya daldılar. Seni kıskandırırcasına. Bir yer var işte tam orada neresi diye sorma bir yer işte.

 

Kimine, bu hiç gidemeyeceği yer, bir mahalle ötesidir. Kimine göre ise dünyanın ucunda bir yerdir. Svalbard diye bir yer var. Belki hiç duymadın. Ama inan bu dünyada bir yerde ve orada insanlar yaşıyor. Bunun gibi nice yerler var bu dünyada. Hiç bir insan oğlu dünyanın tamamını dolamamış şimdiye kadar. Sokak sokak, cadde cadde ömür mü yeter. Yetmez tabi. Son olarak bir yer var hiç gidemeyeceğin. Ve bir insan var hiç göremeyeceğin…

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.