Hiç kimsenin annesini, babasını seçme özgürlüğü yoktur. Siyahi ya da beyaz doğma insanın elinde olan bir şey değildir. Doğduğumuz coğrafyada bizim seçimimize bağlı değildir.

İnsan doğduktan sonra ailesinin kimliğine bürünür. Onların dini, dili, mezhebi ve rengini alır. Artık ömrü boyunca ailesinin taşıdığı sıfatlarla yaşamak zorunda kalır. Herkes gibi oda öteki olur bazıları için. Kendisine verilen bu sıfatlardan insanlar kolay kolay sıyrılamaz. Bu sıfatlardan sıyrılıp, sadece insan olmak, toplumun kabul etmeyeceği ve herkese garip gelen bir erdemdir. Bu erdeme sahip oldu mu bir kere insan, artık dünyalı olur ve dünyaya uzaydan bakmaya başlar.

Şu koca evrende dünya bir nokta bile değildir. Bizler ise bu dünyada bir nokta bile değiliz. Bunun farkına varmak her insanın başarabileceği bir şey değildir. Her insan bu bilince erişince, inanın dünya çok farklı bir yer olmaya başlar. Eğer ilk insanlardan bu yana bu bilinç tüm dünyaya hakim olabilseydi. Hiç bir savaş yaşanmaz ve o kadar insan bir hiç uğruna ölüp gitmezdi. Ama siyasi otoriteler her zaman, bıkıp usanmadan, insanlara yeni sıfatlar yüklemiş ve olabildiğince onları ayrıştırma yolunu gitmişlerdir.

Hepimiz insanız, hepimizin hayati ihtiyaçlar taşıyoruz. Yemek, içmek, barınmak, ısınmak vs. Bunlar insani ihtiyaçlar. Bu temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayan yüz milyonlarca insan var bu evrende. Karşılayamamalarının sebebi ise kendi haklarını olan ihtiyaçlarının başkaları tarafından ellerinden alınması. İnsanlar bu durumun farkında bile değiller. Dünyanın  %3’ü pastadan aslan payını alınca geriye kalan yüzde %97 kalan payı bölüşmek için gece gündüz çalışmak zorunda kalıyor. Yani bu temel ihtiyaçlarını karşılamak için ömrünü heba ediyor. Yani anlayacağınız ortada matematiksel bir sıkıntı var. Teoride %97 büyüktür %3’ten. Ama pratikte %3 büyüktür %97’den. Mide bulandıran bu durumdan dünyadaki herkesin haberinin olması ve ellerinden alınan bu haklarına kavuşmak için mücadele etmesi gerekiyor.

İlk olarak kendisine verilen sıfatlardan arınarak  bu mücadeleye başlayabilir insanoğlu. Herkesin şunu demesi gerekiyor. Ben sadece insanım ve insan onuruna yakışır şekilde yaşamak istiyorum. Hakkım olanı zorbalardan alana dek bu mücadeleye devam edeceğim. Bu düşünceler etrafında örgütlenen bir kitlenin önünde hiç bir güç duramaz. Bu dünya hepimizin, egolarından arına bilirse ve aç gözlü olmazsa insanlar, bu dünyada herkese yetecek kadar nimet var. Son söz. ”SINIRSIZ, SINIFSIZ VE ÖZGÜR BİR DÜNYA İÇİN. NE OLUR SIFATLARDAN KURTULALIM ARTIK.”

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.